Hakan Yetkin yazdı, Medeniyet Tasavvurundan Soylu Mücadeleye

 Eğitim-Bir-Sen’in Genel Kurullar Tarihi ve Sivil Toplum Hafızası

14 Şubat 1992’de mütefekkir, şair ve aksiyon adamı merhum Mehmet Akif İnan ile bir avuç inanmış eğitimcinin yaktığı meşale, bugün Türkiye’nin sivil toplum tarihine yön veren en büyük akademik sendikal gücüne dönüşmüştür. Eğitim-Bir-Sen’in çeyrek asrı aşan bu soylu mücadelesi, sadece kamu görevlilerinin mali ve özlük haklarını savunan dar kalıplı bir sendikacılık değildir. Bu hareket; bu toprakların ruh köküyle, tarihiyle ve medeniyet değerleriyle barışık devasa bir sivil diriliş hamlesidir! Bu büyük fikri yürüyüşün kurumsal omurgasını inşa eden, stratejik yönünü tayin eden ve toplumsal dönüşümlere imza atan en güçlü sivil irade ise şüphesiz sendikanın Olağan ve Olağanüstü Genel Kurulları (Kongreleri) olmuştur.

Eğitim-Bir-Sen kongreleri, statükonun ördüğü duvarları yıkan, sivil itaatsizliğin ve özgürlüklerin gür sesle haykırıldığı tarihi birer manifestodur. Sendikal kurumsallaşmanın kuramsal ve pratik miladı sayılan 22 Aralık 2002 Olağanüstü Kongresi, profesyonel yönetim anlayışıyla teşkilatın Anadolu sathına bir sel gibi taşmasının ilk büyük kıvılcımı olmuştur. Bu kongreyle atılan muhkem temeller; 2005, 2008 ve 2011 yıllarında gerçekleştirilen olağan genel kurullarla daha da tahkim edilmiş, sendikayı eğitim iş kolunda genel yetkili ve mutlak söz sahibi konumuna yükseltmiştir.

Bu kongre salonları, Türkiye’nin en karanlık vesayet dönemlerine meydan okuyan, makûs talihi tersine çeviren tarihi kararların alındığı sivil karargâhlar işlevi görmüştür. Eğitim-Bir-Sen genel kurullarında olgunlaşan ve dalga dalga meydanlara yayılan o sarsılmaz sivil irade;

inanç özgürlüğünün önündeki en utanç verici barikat olan başörtüsü yasağına karşı 12 milyon 300 bin imza toplayarak kamusal alan yalanını tarihin çöp sepetine atmıştır. Karanlık darbe dönemlerinin bakiyesi olan kılık – kıyafet yönetmeliğine karşı başlattığı kararlı sivil itaatsizlik eylemleriyle statükonun dayatmalarına diz çöktürmüştür.

Bu milletin evlatlarının geleceğini çalan ideolojik katsayı zulmünün ve 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatmasının kaldırılmasında fikri ve eylemsel öncülük yapmıştır.

Milli iradeyi hedef alan 28 Şubat muhtıralarından 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar her anti-demokratik hamlede, genel kurullardan aldığı sivil güçle meydanlara ilk inen ve gövdesini siper eden sarsılmaz kale olmuştur!

2015 yılındaki 5. Olağan Genel Kurul ile bayrağı devralan Ali Yalçın ve yönetimi, bu sivil kararlılığı ve yerli duruşu evrensel bir vizyona taşımıştır. 2019’daki 6. olağan genel kurulda ilan edilen yeni ufuklardan yeni umutlara vizyonu, sendikacılığı sadece ulusal sınırlar içine hapsetmekten çıkarmış; uluslararası emek örgütleriyle iş birlikleri kurarak küresel adaletsizliklere karşı ses yükselten entelektüel bir aktör hüviyeti kazandırmıştır. Mart 2023’teki 7. olağan genel kurul ise sendikanın çeyrek asırlık akademik birikimini, değişen dünya ve eğitim paradigmalarına karşı nasıl dinamik, üretken ve dirençli tutabildiğinin bir tescili olmuştur. İçinde bulunduğumuz 2026 sonbaharı itibarıyla başlayan yeni delege seçimleri ve şube genel kurul süreçleri de bu tarihi misyonun aynı inanç, azim ve coşkuyla yarınlara taşınacağının en somut ilanıdır.

Nihayetinde Eğitim-Bir-Sen kongreleri, hiçbir zaman şahsi ikbal kavgalarının veya kısır çekişmelerin arenası olmamış; istişarenin, ahde vefanın, entelektüel birikimin ve kardeşliğin tecelli ettiği birer demokrasi şöleni olarak tarihe geçmiştir. Kurucu genel başkan Mehmet Akif İnan’ın Bütün giysileri yırttık / Kendimize yeni bir elbise biçtik dizelerindeki o muazzam yenilenme ve diriliş ruhu, her kongrede yeniden et kemiğe bürünmektedir. Eğitim-Bir-Sen, geçmişten aldığı bu kurumsal ve akademik güçle, kökü mazide olan bir ati olarak Türkiye’nin maarif davasına yön vermeye ve geleceğin güçlü Türkiye’sini sivil toplum kulvarında inançla inşa etmeye kararlılıkla devam edecektir!

Bir Cevap Yazın

Scroll to Top