Yeşim Yavuz Onan yazdı, Acının İçinde Doğan Bir Umut Doktrini

İnsanın Anlam Arayışı

Acının İçinde Doğan Bir Umut Doktrini
Avusturyalı psikiyatr Victor E. Frankl’ın kaleme aldığı İnsanın Anlam Arayışı, sadece II. Dünya Savaşı’nın karanlık bir dönemini anlatan bir anı kitabı değil; insan ruhunun en ağır şartlar altında dahi nasıl tutunabileceğini gösteren varoluşçu bir başyapıttır.

Yazar, iki ana bölümden oluşan eserinde okuyucuyu hem Auschwitz toplama kampının insanlık dışı atmosferine sürüklüyor hem de bu cehennemin ortasında temellerini attığı Logoterapi ekolünün ilmi esaslarını sunuyor.

I. Bölüm: Cehennemin Ortasında İnsan Kalabilmek

Kitabın ilk yarısı, Frankl’ın esir kampında geçirdiği yılları, bir uzmanın nesnel gözlemleriyle bir kurbanın derin hissedişini harmanlayarak aktardığı bölümden oluşuyor. İkinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan bu trajedi, toplama kamplarındaki ağır çalışma koşullarını, açlığı ve sistematik zulmü gözler önüne seriyor. Yazar; kötü muameleler karşısında mahkûmlarda gelişen apati (duyarsızlaşma/hissizleşme) durumunu, ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide anlık kararların kaderleri nasıl değiştirdiğini sarsıcı detaylarla tasvir ediyor.

Frankl, ailesinin ve eşinin katledildiğinden habersiz bir şekilde hayatta kalma mücadelesi verirken, kendisini ve arkadaşlarını ayakta tutan tek bir güce tutunmuştur: Bir amaca sahip olmak. Yazar için bu amaç, kamptaki görevlilerce yok edilen bilimsel taslaklarını yeniden kaleme almak, geliştirdiği terapi yöntemini insanlığa sunmak ve özgürlüğe kavuşmaktı. Nitekim kentin yanı başında özgürce yaşayan insanlarla tel örgülerin ardındaki sefil hayatlar arasındaki o büyük tezat, bir amaca bağlı kalarak verilen mücadelenin ne kadar onurlu bir duruş olduğunu okuyucuya derinden hissettiriyor. Yazarın canlı anlatımı, kampın dondurucu soğuğunu ve psikolojik baskısını adeta zihninizde canlandırmanızı sağlıyor.

II. Bölüm: Varoluşun İlacı Olarak Logoterapi

Eserin ikinci yarısında Frankl; Sigmund Freud’un haz ve Alfred Adler’in güç odaklı yaklaşımından ayrılan, kendisinin geliştirdiği ve Yunanca logos (anlam) kelimesinden türetilen Logoterapi sistemini tanıtmaktadır. Yazar, bu bölümde kuramının psikanalizden farklarını, teröpatik uygulama biçimlerini ve gerçek vaka örneklerini okuyucuya aktarır.

Spinoza, Nietzsche ve Rilke gibi düşünürlerin fikirleriyle zenginleşen bu bölümde Frankl, hayatın anlamının sabit bir kalıp olmadığını; bilakis her bireyin bunu üç temel yolla keşfedebileceğini savunur:

  1. Bir eser üreterek veya bir iş yaparak,
  2. Bir şeyi deneyimleyerek veya bir insanla (sevgiyle) bağ kurarak,
  3. Kaçınılmaz ıstıraplara karşı sergilenen onurlu duruş ve tavırla.

Genel Değerlendirme

İnsanın Anlam Arayışı, insanın en zorlu anlarda dahi seçme özgürlüğüne sahip olduğunu, yaşamak için bir nedeni olan her türlü nasıla katlanır fikri üzerinden ispatlayan abide bir eserdir. Hem tarihsel bir şahitliğe tanıklık etmek hem Logoterapi’nin doğuşuna birinci ağızdan tanık olmak hem de kendi hayatındaki anlamı yeniden sorgulamak isteyen her okurun mutlaka kütüphanesinde bulunması gereken derinlikli bir çalışmadır.

Bir Cevap Yazın

Scroll to Top